AB, denizleri kurtarmak için harekete geçti
Avrupa Birliği, Avrupa kıyılarını ve ‘denizler ve çevresindeki yaşamı’ korumayı amaçlayan yeni bir okyanus anlaşması imzaladı.
Avrupa Birliği, Avrupa kıyılarını ve ‘denizler ve çevresindeki yaşamı’ korumayı amaçlayan yeni bir okyanus anlaşması imzaladı.
Japonya’daki araştırmacılar, okyanus kirliliğine karşı devrim niteliğinde bir adım attı. Yeni geliştirilen plastik, deniz suyuyla temas ettikten sonra yalnızca saatler içinde tamamen çözünüyor.
Mikroplastikler o kadar yaygın ki okyanusun bilinen en derin yeri olan Mariana Çukuru’nda bile keşfedildi.
22 Nisan Dünya Günü, çevre bilincinin artması, doğanın korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi küresel sorunlara dikkat çekmek amacıyla her yıl kutlanan uluslararası bir farkındalık günüdür. İlk olarak 1970 yılında ABD’de kutlanan Dünya Günü, çevre kirliliğinin halk sağlığına etkileri, doğal kaynakların hızla tüketilmesi ve doğanın korunması gibi sorunlara karşı bir toplumsal tepki olarak doğmuştur. Bu
2022 yılında küresel ölçekte üretilen 400 milyon ton plastiğin yalnızca %9,5’i geri dönüştürülmüş malzemeden üretildi.
Avrupa Parlamentosu ve AB hükümetleri, milyonlarca küçük atığın Avrupa sahillerine vurmasına neden olan dökülmelerin yaşandığı son olayların ardından, kazara meydana gelen mikroplastik kirliliği riskini azaltmak üzere tasarlanmış kurallar üzerinde anlaşmaya vardı.
Japon bilim insanları, deniz suyunda tamamen çözünebilen ve mikroplastik kirliliği yaratmayan dayanıklı bir plastik geliştirdi.
30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün bu yılki teması “Moda ve Tekstilde Sıfır Atık Hedefine Doğru” olarak belirlendi.
Yunanistan’ın Mora kıyılarının yaklaşık 60 kilometre batısında, İyon Denizi’nde 5 bin 112 metre derinlikte bir çukur olan Calypso Çukuru’nda dibinde plastik, cam, metal ve kağıt atıkları bulundu.
Kâr amacı gütmeyen Oceana tarafından yayımlanan yeni bir analize göre, Coca-Cola kaynaklı plastik atıkların 2030 yılına kadar yılda 602 milyon kilograma ulaşacağı tahmin ediliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, plastik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmek ve çevre bilincini artırmak amacıyla plastik şişelerden toplanan kapakları yeniden değerlendiriyor.
Dünya genelinde artan plastik atık, kimyasal kirlilik ve doğal kaynakların aşırı tüketimi, çevre dostu ürünlere yönelmeyi kaçınılmaz hale getiriyor. Günlük hayatta kullandığımız birçok ürün, doğaya zarar veren maddeler içeriyor. Plastik poşetler, tek kullanımlık şişeler, kimyasal temizlik malzemeleri ve sentetik tekstil ürünleri çevreye büyük zarar veriyor. Çevre Dostu Ürünlere Neden Geçmeliyiz? Dünya genelinde artan plastik atık,
Bilim insanları, kuş akciğerlerinde mikroplastiklerin biriktiğine dair ilk kanıtları ortaya koydu.
Biotrend Çevre ve Enerji Yatırımları A.Ş. ile Freepoint Eco-Systems International Ltd., atık plastikleri değerlendirerek pazarlanabilir ürünlere dönüştürecek projeler geliştirmek üzere güçlerini birleştirdi.
Yeni bir araştırmaya göre, mikroplastik kirliliği bitkilerin fotosentez yeteneğini azaltarak küresel gıda üretimini tehlikeye atıyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı, küresel plastik anlaşmasına yönelik yeni bir müzakere turunun 5-14 Ağustos tarihleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleşeceğini duyurdu.
Plastik poşetler, ucuz giysiler ve tavuk kemikleri… Bunlar, insanlığın milyonlarca yıl sürecek jeolojik mirası olarak kalacak nesneler olabilir. Leicester Üniversitesi’nden Prof. Sarah Gabbott ve jeolog Prof. Jan Zalasiewicz, “Teknofosiller” olarak adlandırılan bu modern kalıntıların gezegenin jeolojik kaydında kalıcı izler bırakacağını belirtiyor.
Plastiğe bağımlı bir dünyada, plastiğin parçalanması için geçen süre büyük bir sorun. Ancak Hawaii Üniversitesi’ndeki bilim insanları olası bir çözüm buldu: deniz mantarları.
2015 yılında plastikten arınma hareketi, burun deliğine 10 cm’lik plastik bir pipet saplanmış olan deniz kaplumbağasının hafızalara kazınan görüntüsünün ardından önemli bir ivme kazandı.
Plastik üretimi ve tüketimi, çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla dünyayı tehdit eden bir kriz haline geldi. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) verilerine göre, dünya çapında her dakika 1 milyon plastik şişe satın alınırken, her yıl 5 trilyon plastik poşet kullanılıyor. Bu eğilim devam ederse, küresel plastik üretiminin 2050 yılına kadar yıllık 1,1 milyar tona ulaşacağı tahmin ediliyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği (AB) HORİZON İnovasyon Programı ve AB Misyonu “Okyanuslar ve Sularımızı Onarın” kapsamında önemli bir adım attı. Belediyenin “Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz!” başlıklı projesi, AB’nin REMEDIES Programı kapsamında en başarılı başvuru olarak değerlendirildi.
New England Tıp Dergisi’nde (NEJM) yayımlanan bir makale, çocukların kimyasal maruziyet nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını ve küresel ölçekte düzenlemelerde acil reform gerektiğini ortaya koydu.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kenan Gedik, İzmir Körfezi’ndeki 11 ticari balığın sindirim sisteminde, değişen oranlarda mikroplastik tespit ettiklerini ve su yüzeyine yakın alanlarda, dibe nazaran daha fazla miktarda mikroplastik olabileceğini söyledi.
Tayland, toksik kirlilik endişesiyle plastik atık ithalatını yasakladı. Uzmanlar, plastik atıkları azaltmaya yönelik küresel bir anlaşmaya varılamamasının insan sağlığına zarar vereceği konusunda uyardı.
Coca-Cola’nın, 2030 yılına kadar içeceklerinin %25’ini yeniden kullanılabilir ambalajlarla sunma taahhüdünden sessizce vazgeçtiği iddia ediliyor. Şirketin, bu hedefle ilgili bilgileri internet sitesinden kaldırması, çevre aktivistleri tarafından “yeşil aklama” olarak nitelendirildi.
Plastik kirliliğiyle mücadelede bir dönüm noktası olması beklenen küresel müzakereler, Güney Kore’nin Busan şehrinde bir haftalık yoğun tartışmaların ardından anlaşmaya varılamadan sona erdi. 2024 sonuna kadar yasal olarak bağlayıcı bir plastik kirliliği anlaşması oluşturma hedefiyle yapılan görüşmeler, ülkeler arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle ertelendi. Bir sonraki toplantının tarihi henüz belirlenmedi.
Plastik kirliliği anlaşması için yapılan Busan görüşmeleri, plastik üretiminde bağlayıcı kesintiler konusunda yaşanan ayrılıklar nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. İşte detaylar.
Plastik kirliliğini dizginleyecek uluslararası bir anlaşma amaçlayan müzakerelerin başkanı, 1 Aralık’ta sona erecek zirvede tartışmaları teşvik etmek amacıyla anlaşmanın temelini oluşturabilecek tedbirlerin ana hatlarını çizen bir belge yayımladı.
Küresel Plastik Anlaşması (INC) görüşmeleri, ülkelerin bir hafta boyunca Güney Kore’nin Busan kentinde bir araya gelmesiyle başladı. Amaç, malzemenin tüm yaşam döngüsünü ele alarak dünyanın plastik kirliliği sorununu çözecek yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma üretmek.
Devletler, plastik kirliliğini sona erdirmek için Plastik Kirliliği ile Mücadele Konusunda Hükümetlerarası Müzakereler Komitesi’nin (INC) beşinci ve son oturumu INC-5 hazırlık yaparken, plastik kirliliği gezegenimizi harap etmeye, hava, gıda ve su yoluyla bedenimize sızmaya devam ediyor. Çevre alanında çalışan sivil toplum kuruluşları da 25 Kasım-1 Aralık 2024’te Güney Kore’nin ev sahipliğini yapacağı INC-5 öncesi “plastik kirliliğine karşı güçlü ve bağlayıcı bir anlaşma” talep ediyor
Yeni bilimsel araştırmalara göre, plastik kirliliği yalnızca çevreyi kirletmekle kalmıyor; Dünya ekosisteminin işleyişini köklü bir şekilde değiştirerek iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, okyanus asitlenmesi ve su ile toprak kullanımını ciddi anlamda kötüleştiriyor.
Üretim ve tüketim alışkanlıkları sonucunda dünyada her yıl 57 milyon ton plastik doğaya salınıyor. Araştırmalar ve uzmanlar bu miktarın, New York’taki Central Park’ı, Empire State Binası yüksekliğinde plastik atıkla doldurmaya yetecek kadar büyük olduğunu gösteriyor. TÜRKKEP’e göre; ülkemizde dijital dönüşüm ürünlerinin kullanılması, plastik tüketimini azaltmanın en etkili yöntemlerinden biri.