Türkiye genelinde çevre koruma bilincini artıracak ve geri dönüşüm süreçlerini kökten değiştirecek tarihi bir adım atıldı. Uzun süredir altyapı çalışmaları yürütülen ve pilot uygulamalarla test edilen Depozito Yönetim Sistemi, ülke genelinde resmen hayata geçirildi.
Atıkları ham maddeye dönüştürerek döngüsel ekonomiye devasa bir katkı sunması hedeflenen bu sistem, vatandaşları da doğrudan geri dönüşüm sürecinin kazançlı birer ortağı haline getiriyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Depozito Yönetim Sistemi’nin 81 il ve 973 ilçede eş zamanlı olarak uygulamaya alındığını duyurdu.
“Şişeni DOA’ya at, 1 TL kazan” sloganıyla başlatılan bu yeni dönemin, Sıfır Atık vizyonunun en somut ve en büyük halkalarından biri olduğunu belirten Kurum, sistemin hem doğaya nefes aldıracağını hem de ülke ekonomisine milyarlarca liralık katma değer sağlayacağını vurguladı.
Tavsiye Edilen Haberler
-
Canlı HayatPortekiz’de yeni zehirli örümcek türü keşfedildi -

-

-

Yılda 25 milyar ambalaj toplanacak ve ekonomiye kazandırılacak
Yeni nesil depozito modelinin devreye alınmasıyla birlikte, Türkiye’deki katı atık yönetiminde radikal bir dönüşümün kapısı aralanıyor.
Paylaşılan resmi verilere göre, Depozito Yönetim Sistemi sayesinde her yıl doğaya karışma veya çöpe gitme riski olan yaklaşık 25 milyar adet içecek ambalajının kaynağında temiz bir şekilde toplanması hedefleniyor.
Toplanan bu ambalajların ham madde olarak sanayiye geri kazandırılmasıyla birlikte, Türkiye ekonomisine her yıl net 30 milyar TL (yaklaşık 500 milyon avro) seviyesinde doğrudan bir ekonomik katkı sağlanması öngörülüyor.
Özellikle sanayide üretim için zorunlu birer girdi olan ancak şu an büyük oranda ithal edilen atık cam kırıkları ve plastik ambalajların yurt içinden karşılanması, dış ticarette ham madde bağımlılığını ciddi oranda azaltacak.
Uzmanlar, sistemin yüzde 100 verimlilikle çalışması durumunda Türkiye’nin cam ve plastik ithal eden konumdan, bu ürünleri ihraç eden bir güce dönüşeceğine dikkat çekiyor.
Vatandaşa ambalaj başına 1 tl teşvik bedeli ödenecek
Sistemin tabana yayılması ve sürdürülebilir bir alışkanlık haline gelmesi amacıyla vatandaşlara yönelik güçlü bir teşvik mekanizması kuruldu. Bu doğrultuda, üzerinde özel “DOA” logosu bulunan her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajını sisteme iade eden vatandaşlara, ambalaj başına 1 TL teşvik bedeli ödenecek.
Sistem sadece bireysel tüketicileri değil, ticari işletmeleri de kapsıyor. Alınan kararla birlikte bugünden itibaren ülke genelindeki otel, restoran, kafeterya ve benzeri eğlence/hizmet işletmeleri de tükettikleri tüm içecek ambalajlarını çöpe atmayarak kendi bünyelerinde biriktirecek. Bu işletmeler, biriktirdikleri ambalaj stoğunu sistem kapsamında belirlenen saha operatörlerine düzenli olarak teslim etmekle yükümlü olacak.
Akıllı telefonlar üzerinden “DOA” dönemi başladı
Depozito Yönetim Sistemi’nin dijital omurgasını, uygulama marketlerinden ücretsiz olarak indirilebilen “Depozitosu Olan Ambalajlar” (DOA) isimli mobil uygulama oluşturuyor.
Vatandaşlar, dijital ekosisteme entegre edilen bu uygulama üzerinden kendilerine en yakın aktif depozito iade makinesinin konumunu harita üzerinde anlık olarak görüntüleyebilecek.
Sistemin işleyiş adımları şu şekilde gerçekleşecek:
- Barkodlu Teslimat: Vatandaşlar tükettikleri DOA logolu cam, plastik veya alüminyum ambalajları bu iade makinelerine götürecek.
- Dijital Cüzdana Aktarım: Makineler ambalajları tarayıp kabul ettikten sonra, kazanılan toplam teşvik tutarı anında kullanıcının DOA uygulamasındaki dijital cüzdanına yüklenecek.
- Esnek Harcama Seçenekleri: Dijital cüzdanda biriken paralar, kullanıcılar tarafından doğrudan kişisel banka hesaplarına transfer edilebilecek, ATM’lerden nakit olarak çekilebilecek ya da sistemle anlaşmalı olan zincir market ve iş yerlerinde doğrudan alışverişlerde harcanabilecek.
Net sıfır emisyon hedefine güçlü katkı
Depozito Yönetim Sistemi, çevre kirliliğini önlemenin yanı sıra Türkiye’nin “2053 Net Sıfır Emisyon” ve döngüsel ekonomi hedeflerine ulaşmasında kritik bir kaldıraç rolü üstlenecek.
Sanayide sıfırdan plastik veya cam üretmek yerine, geri dönüştürülmüş ham madde kullanmak üretim esnasında açığa çıkan karbon emisyonlarını ve enerji tüketimini dramatik şekilde düşürüyor.
Örneğin, 1 ton atık camın geri dönüştürülerek yeniden üretime dahil edilmesi, sıfır üretime kıyasla hava kirliliğini yüzde 20, su kirliliğini ise yüzde 50 oranında azaltıyor.
Avrupa ülkelerinde ortalama yüzde 80 seviyelerinde olan içecek ambalajı geri dönüşüm oranının, bu sistemle birlikte Türkiye’de de hızla yukarı taşınması ve gelecek nesillere çok daha temiz bir çevre bırakılması hedefleniyor.









