Antarktika gibi hızla değişen ekosistemleri yok olmadan görme tutkusu, “son şans turizmi” olarak adlandırılan yeni bir seyahat endüstrisinin büyümesine yol açtı.
Ancak Hollanda bandıralı bir kruvaziyer gemisinde görülen ölümcül ve nadir bir hantavirüs salgını korkuya neden oldu. Uzmanlar, turistlerin farkında olmadan son derece kırılgan ekosistemleri kirletebileceği yönünde uyarıda bulundu.
Hantavirüsün, 1 Nisan’da Arjantin’den hareket ederek Antarktika ve bazı izole adaları ziyaret eden MV Hondius adlı gemide 2 kişinin ölümüne yol açtığı doğrulandı. Bir başka ölümün daha hastalıkla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.


Genellikle enfekte kemirgenlerden bulaşan bu nadir hastalığın “buzla güçlendirilmiş yolcu gemisindeki” salgının merkezinde olduğunun ortaya çıkmasının ardından gemi cumartesi gününden bu yana uluslararası bir sağlık korkusunun merkezinde yer alıyor.
107 metre uzunluğundaki kutup keşif gemisi şu anda Cape Verde açıklarında, tıbbi yardıma ihtiyaç duyan yolcuların tahliyesini bekliyor. Geminin daha sonra Kanarya Adaları’na gitmesi planlanıyor ancak yerel yetkililer henüz yanaşma izni vermedi.
Tavsiye Edilen Haberler
Antarktika Yarımadası dünyanın en hızlı ısınan yerlerinden biri
Dünyanın en güneyindeki bölgelere yönelik turizm hızla artıyor. Uzmanlar, ziyaretçi sayısındaki yükselişle birlikte Antarktika’da kirlenme, hastalık yayılımı ve ekosistem tahribatı riskinin de arttığı konusunda uyarıyor.
Ziyaretçi sayısı, yüksek maliyetler ve uzun seyahat süreleri nedeniyle hâlâ sınırlı olsa da, artış hızı bilim insanları ve çevre örgütlerini alarma geçiriyor.


Keşif turlarının büyük bölümü, dünyanın en hızlı ısınan bölgelerinden biri olan Antarktika Yarımadası’na yöneliyor. NASA verilerine göre, 2002–2020 yılları arasında Antarktika’daki buz tabakası her yıl yaklaşık 149 milyar metrik ton (164 milyar ton) azaldı.
MV Hondius adlı yolcu gemisinin izlediği rota da yaygın güzergâhlardan biri: Arjantin’den güneye, Antarktika’ya; ardından kuzeye, Afrika kıyılarına uzanan bir keşif hattı.
Kuş gribi Antarktika’ya yayıldı
Yetkililer, MV Hondius gemisinden kaynaklanan herhangi bir bulaşmaya dair kesin bir kanıt bulunmadığını belirtiyor.
Ancak ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre, göçmen kuş sürüleri geçtiğimiz yıllarda Güney Amerika’dan Antarktika’ya kuş gribi getirdi.
Bu tür salgınlar, Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği ve diğer kuruluşları, ziyaretçilerin hastalık bulaşma riskini azaltmak için davranış ve hijyen kurallarını sıkılaştırmaya yöneltti.
Kırılgan ekosistemi hem büyük hem de mikroskobik istilacı türlerden korumak amacıyla turistlere, hayvanlardan uzak durmaları ve ayakları dışında hiçbir yüzeyle temas etmemeleri yönünde uyarılar yapılıyor.


Eski bir rehber olan Nielsen, Antarktika’ya yaptığı beş yolculuktan söz ederken, “İnsanların güneye giderken uyması gereken katı kurallar var,” diyor. Mürettebat ve yolcular, ayakkabı ve ekipmanlarını böceklerden, tüylerden, tohumlardan ve mikrop taşıyabilecek kirlerden arındırmak için vakum, dezenfektan ve fırçalar kullanıyor.
“Botların diliyle bağcıkları arasında düşündüğünüzden çok daha fazla şey bulabilirsiniz,” diye ekliyor.
Yolcu gemileri geçmişte de, kapalı ve yoğun ortamlar nedeniyle hızla yayılabilen hastalık salgınlarından etkilendi. Özellikle Norovirüs gibi enfeksiyonlar bu tür ortamlarda kolayca yayılabiliyor. 2020 yılında Diamond Princess gemisinde görülen COVID-19 salgını, gemiyi o dönem henüz tam olarak anlaşılamayan virüs için adeta bir kuluçka ortamına dönüştürmüştü.
Hantavirüs ise genellikle enfekte kemirgenlerin dışkılarıyla temas eden partiküllerin solunması yoluyla bulaşıyor.
Güney kıtasına yapılan seyahatlerde artış
Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği verilerine göre, 2024 yılında 80 binden fazla turist buzlarla kaplı kıtaya ayak bastı; yaklaşık 36 bini ise Antarktika’yı gemilerden gözlemlemekle yetindi.


Endişeli Bilim İnsanları Birliği ise Antarktika turizminin son 30 yılda yaklaşık on kat arttığını tahmin ediyor.
Tazmanya Üniversitesi’nde Antarktika hukuku alanında kıdemli öğretim görevlisi olan Hanne Nielsen, daha fazla buz sınıfı geminin hizmete girmesi ve teknolojik gelişmeler sayesinde maliyetlerin düşmesinin, ziyaretçi sayısını önümüzdeki yıllarda daha da artırabileceğini belirtiyor.
Üniversitedeki araştırmacılar, önümüzdeki on yıl içinde yıllık ziyaretçi sayısının üç ya da dört katına çıkarak 400 binin üzerine ulaşabileceğini öngörüyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ-WHO) salgın ve pandemi hazırlık direktörü Maria Van Kerkhove, kurumun yolcu gemisinde insandan insana olası bulaşmayı incelediğini açıkladı. Yetkililer, ilk enfekte kişinin virüsü gemiye binmeden önce kapmış olabileceğinden şüphelenirken, gemide kemirgen bulunmadığı da bildirildi.


Antarktika Antlaşması kapsamında yönetilen Antarktika, 1959’dan bu yana yalnızca barışçıl ve bilimsel amaçlarla kullanılan bir koruma alanı olarak kabul ediliyor. Antlaşma Sekretaryası’na göre, bunu izleyen düzenlemeler “konumu ne olursa olsun tüm ziyaretlerin Antarktika çevresine ya da bilimsel ve estetik değerlerine zarar vermemesini sağlamayı” hedefliyor.
Şirketler ve bilimsel kuruluşlar, Antarktika’daki faaliyetleri için çevresel etki değerlendirmeleri sunarken biyogüvenlik kurallarına gönüllü olarak uyuyor.
Ancak uzmanlara göre bu çerçeve, turizm hacminin bugünkünden çok daha düşük olduğu bir dönemde oluşturuldu. Japonya’nın Hiroşima kentinde düzenlenecek Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı öncesinde konuşan Christian, “Dünyanın bu kadar hassas ve değerli ekolojik alanlarında faaliyetlerin uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor,” dedi.
Toplantıda, Antarktika’daki penguenler, balinalar, deniz kuşları, foklar ve besin zincirinin temelini oluşturan kriller için koruma önlemlerinin güçlendirilmesi çağrılarının gündeme gelmesi bekleniyor.
Buna rağmen kıtanın benzersiz cazibesi ziyaretçileri çekmeye devam ediyor ve Christian’a göre, “Antarktika’da bıraktığınız bir ayak izi, 50 yıl sonra bile orada kalabilir.”









