ABD, yapay zekâya hizmet eden enerji yoğun veri merkezlerinin hızla yayılmasıyla birlikte, küresel ölçekte rekor seviyede doğalgazla çalışan enerji üretimine öncülük ediyor. Uzmanlara göre bu eğilim, sera gazı emisyonlarında büyük bir artışa yol açarak iklim krizi açısından ağır bir bedel yaratacak.
Küresel doğalgaz kapasitesinde rekor artış
Global Energy Monitor (GEM) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, 2025 yılı dünya genelinde yeni doğalgaz santrallerinin devreye alınmasında yıllık rekorun kırıldığı yıl olacak. 2026 için planlanan ve hâlihazırda yapım aşamasında bulunan projeler ise mevcut küresel doğalgaz kapasitesini neredeyse üç katına çıkaracak.
Bu genişlemenin merkezinde ABD yer alıyor. Ülke, 2025’te planlanan doğalgazla çalışan enerji üretim kapasitesini üç katına çıkarırken, önümüzdeki beş yıl içinde beklenen küresel doğalgaz hamlesinin de başını çekiyor.


Veri merkezleri yeni santrallerin ana müşterisi
ABD’de geliştirme aşamasında olan toplam 252 gigawatt’lık doğalgaz santrali kapasitesinin yaklaşık üçte birinin doğrudan veri merkezlerine hizmet vermesi planlanıyor. Bu santrallerin büyük bölümü, yapay zekâ sistemlerinin giderek artan elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa ediliyor.
Bilim insanları, küresel ısınmanın yıkıcı boyutlara ulaşmasını önlemek için fosil yakıtların hızla terk edilmesi gerektiği konusunda yıllardır uyarılarda bulunurken, bu yeni doğalgaz yatırımlarının iklim üzerindeki etkileri ciddi endişe yaratıyor.
Tavsiye Edilen Haberler


Emisyon maliyeti: On milyarlarca ton karbon
Rapora göre, ABD’de planlanan tüm doğalgaz projeleri hayata geçirilirse, tesislerin ömürleri boyunca yaklaşık 12,1 milyar ton karbondioksit salımı gerçekleşecek. Bu miktar, ABD’nin bugün tüm kaynaklardan bir yılda saldığı emisyonların yaklaşık iki katına denk geliyor.
Küresel ölçekte bakıldığında ise planlanan doğalgaz patlaması, santrallerin ömürleri boyunca toplam 53,2 milyar ton karbondioksit emisyonuna yol açacak. Uzmanlara göre bu durum, daha şiddetli sıcak hava dalgaları, kuraklıklar, seller ve diğer iklim felaketlerini kaçınılmaz hale getirecek.
GEM’in petrol ve doğalgaz santralleri takip projesinin yöneticisi Jenny Martos, “Yapay zekânın belirsiz enerji talebini karşılamak için yeni doğalgaz santralleri inşa etmek, esnek ve temiz enerji çözümleriyle yönetilebilecek bir sorunu on yıllar sürecek kirliliğe kilitlemek anlamına geliyor” dedi.


ABD küresel lider, Teksas merkez üssü
GEM verilerine göre, birçok ülke doğalgaza büyük yatırımlar yapıyor. Geçen yıl dünyanın en büyük karbon salıcısı olan Çin, tek bir yılda şimdiye kadarki en yüksek seviyesi olan 22,4 gigawatt doğalgaz kapasitesini devreye aldı.
Ancak tabloya küresel ölçekte bakıldığında liderlik ABD’de. Ülke, dünya genelinde geliştirme aşamasındaki doğalgaz kapasitesinin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. ABD’yi Çin, Vietnam, Irak ve Brezilya izliyor.
ABD içinde ise patlamanın merkez üssü Teksas. Eyalette geçen yıl 57,9 gigawatt’lık yeni doğalgaz kapasitesi geliştirilmeye başlandı. Teksas’ı Louisiana ve Pensilvanya takip etti. 2026’da ABD’de devreye girecek yeni doğalgaz santrallerinin, 2002’de kırılan yıllık 100 gigawatt’lık rekoru aşması bekleniyor.


Trump yönetimi yapay zekâyı önceliklendiriyor
Bu yeni kapasitenin önemli bir kısmı, teknoloji şirketleri tarafından yapay zekâ sektörünü büyütmek için inşa edilen devasa veri merkezleri tarafından tüketilecek. Yapay zekâ, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıkça destekleniyor.
Trump, yönetiminin ABD’yi yapay zekâ alanında lider yapmak için “ne gerekiyorsa yapacağını” belirtirken, veri merkezi inşaatlarını yavaşlattığını savunduğu “aptalca kuralları” kaldırma sözü verdi.
Ancak veri merkezlerinin hızla çoğalması, sera gazı emisyonlarının artmasına ve elektrik talebinin keskin biçimde yükselmesine yol açtı. Bu durum, Trump’ın görevdeki ilk yılında enerji maliyetlerini düşürme vaadine rağmen, birçok Amerikalının elektrik faturalarının yükselmesine neden oldu.


Temiz enerji engelleri ve artan faturalar
Uzmanlar, Trump yönetiminin çok sayıda temiz enerji projesini engellediğini ve sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatını artırdığını belirtiyor. Bu politikaların her ikisi de ABD’de enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Yurtiçi doğalgaz fiyatları geçen yıl yükseldi, 2026’da yatay seyretmesi beklenirken, sonraki yıllarda yeniden artış öngörülüyor.
Endişeli Bilim İnsanları Birliği’nden Steve Clemmer, “Şeffaflık ve denetimin yetersiz olduğu bir ortamda veri merkezlerinin kontrolsüz büyümesi, halkı ciddi maliyet artışları riskiyle karşı karşıya bırakıyor” dedi. Birliğe göre, yeni veri merkezleri nedeniyle ABD’de elektrik talebi 2050’ye kadar yüzde 60 artabilir.
Yerel tepkiler ve durdurulan projeler
Artan elektrik faturaları ve veri merkezlerinin aşırı su tüketimi, bazı bölgelerde tabandan gelen tepkilere yol açtı. Bu baskılar bazı projelerin askıya alınmasına neden olurken, konu Cumhuriyetçiler için de siyasi bir sorun haline geldi.
Trump, büyük teknoloji şirketlerinin yeni altyapı yatırımlarını “kendi ceplerinden” karşılayacağını öne sürdü, ancak bu planlara dair ayrıntılar henüz netleşmiş değil.
Trump, kısa süre önce Davos’ta yaptığı bir konuşmada, “Bu kadar enerji üretemezsiniz,” diyerek, yalnızca yapay zekâ tesislerini ayakta tutmak için bile mevcut ABD enerji üretiminin iki katından fazlasına ihtiyaç duyulduğunu kabul etti.
Kömürden gaza, veri merkezine
Buna rağmen veri merkezi yatırımları hız kesmiyor. Örneğin Meta, Teksas’ın El Paso kentinde gazla çalışan 1,5 milyar dolarlık bir veri merkezi kurmayı planlıyor.
Batı Pensilvanya’da ise kapatılmış bir kömür santrali, bir veri merkezi kampüsüne hizmet vermek üzere ABD’nin en büyük doğalgaz santrallerinden biri olarak yeniden devreye alınacak. Pittsburgh’un yaklaşık 80 kilometre doğusundaki Homer City sahasında planlanan proje, bölge halkını ikiye bölmüş durumda.
Temiz Hava Konseyi kampanya direktörü Tom Pike, “Kömür santrali çevresel açıdan bir felaketti ama yerel ekonominin temel direğiydi. Buna özlem duyanlar var” dedi.
Pike, “Ancak kimse bir veri merkezinin yanında yaşamak istemez. Gazdan kaynaklanan amonyak kokusu kömürden bile daha kötü olacak ve üretilen elektrik, evler için değil özel kâr amacı güden şirketler için kullanılacak. Bunun elektrik fiyatlarını etkilememesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.









