Çin ekonomisinin son on yıllarda yaşadığı hızlı büyüme, gezegen için yüksek bir çevresel bedeli de beraberinde getirdi. Fabrikalarda enerji üretmek için büyük miktarda kömür yakıldı, çelik ve çimento üretimi ise atmosfere milyarlarca ton karbondioksit salınmasına neden oldu. Geçtiğimiz yıl Çin, küresel karbon emisyonlarının %30’undan fazlasını oluşturan 12 milyar tondan fazla sera gazı saldı.
Ancak son gelişmeler, Çin’in karbon emisyonlarının zirveye ulaşmış olabileceğine işaret ediyor. Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi (CREA) tarafından 15 Mayıs’ta yayımlanan analize göre, Mart 2024’te sona eren 12 aylık dönemde Çin’in emisyonları bir önceki yıla kıyasla %1 oranında düştü.

Emisyonlardaki düşüş kalıcı olabilir
Bu düşüş çevreciler arasında temkinli bir iyimserliğe neden oldu. Zira Çin’in emisyonları öylesine büyük ki, eğilim kalıcı olursa küresel karbon emisyonlarında önemli bir kırılma yaşanabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin emisyonları 2007’de, Birleşik Krallık’ınki ise 1970’lerde zirveye ulaşmıştı.
Çin’in emisyonları daha önce de COVID-19 salgını nedeniyle azalmıştı. Ancak o dönem ekonomik aktivitenin yeniden canlanmasıyla birlikte emisyonlar tekrar yükselişe geçmişti. Bu kez ise üretim devam ederken emisyonlar düşüyor. Bunun temel nedeni, Çin’in fosil yakıtlara olan bağımlılığını hızla azaltıyor olması.
Tavsiye Edilen Haberler
-
SürdürülebilirlikTürkiye Sigorta tarafından “Su Raporu” yayımlandı -
-
-
Temiz enerji kapasitesi rekor kırıyor
Kömür hâlâ Çin’in enerji altyapısının belkemiği olsa da, ülke aynı zamanda dünyadaki en büyük temiz enerji üretim kapasitesine sahip. Şu anda dünya genelindeki nükleer santrallerin yaklaşık yarısı Çin’de inşa ediliyor. 2023 yılında 79 GW yeni rüzgâr enerjisi kapasitesi devreye alındı.
Güneş enerjisindeki büyüme ise daha da dikkat çekici. 2024 yılı itibarıyla, mevcut 600 GW’lık güneş enerjisine ek olarak rekor düzeyde 277 GW’lık yeni kapasite şebekeye bağlandı. Bu rakam, ABD’nin toplam güneş enerjisi kapasitesinden daha yüksek. 2025 yılında bu hızın daha da artması bekleniyor.
Hava koşulları ve altyapı yenilenebilir enerjiyi tehdit ediyor
Ancak bazı etkenler Çin’in emisyonlarında tekrar artışa neden olabilir. Özellikle aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, hidroelektrik üretimini azaltabilir. Çin’in enerji ihtiyacının yaklaşık %10’u hidroelektrik santrallerinden karşılanıyor. Aynı zamanda sıcaklıkların artmasıyla birlikte klima kullanımının da yükselmesi bekleniyor.
2022 yılında Güney Çin’de yaşanan elektrik kesintilerinin tekrarından kaçınmak isteyen yetkililer, talebi karşılamak için kömür santrallerini tekrar devreye alabilir. Ulusal Enerji İdaresi, 2024 yılına göre 100 GW daha fazla zirve elektrik talebi bekliyor.
Elektrik piyasasında reform ve kömür lobisinin gücü
CREA’dan Lauri Myllyvirta’ya göre, bir diğer risk ise yenilenebilir enerji kapasitesinin genişlemesinde yaşanabilecek yavaşlama. Çin’in mevcut enerji şebekesi kömüre göre tasarlandığı için, temiz enerji kaynaklarının verimli şekilde aktarılması için ciddi altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyuluyor. Elektrik piyasasında reform yapılmadan bu geçişin sağlanması zor.
Ayrıca, güçlü kömür lobisinin bu reformları geciktirmeye çalıştığı belirtiliyor. 1 Haziran itibarıyla, yeni rüzgar ve güneş çiftliklerinin sabit fiyat garantisi olmadan piyasa koşullarında satış yapması gerekecek. Bu durum, sektörün yatırım çekmesini zorlaştırabilir.
Emisyonlar zirvede mi, dönüm noktası mı?
Tüm bu gelişmelerin ışığında artık soru, Çin’in emisyonlarının zirve yapıp yapmadığı değil; zirveye ulaşıldıysa, bu eğilimin ne kadar hızlı sürdürülebileceği. Çin, 2060 yılına kadar “karbon nötr” olma taahhüdünde bulundu. Ancak bu hedefe ulaşmak için emisyonlarını yılda %1’den çok daha hızlı bir şekilde azaltması gerekiyor.
Uzmanlara göre Çin’in karbon emisyonlarını azaltması, yalnızca kendi çevresel sorumluluğu açısından değil, küresel iklim hedeflerine ulaşma açısından da kritik önem taşıyor.
Fotoğraf: freepik

