Arktik Okyanusu’na batırılan ağaçlar yılda 1 milyar ton CO2’yi ortadan kaldırabilir

Yayın: 12 Ocak 2026 14:00
Güncelleme: 12 Ocak 2026 14:00

Bilim insanlarına göre, boreal ormanlardan kesilecek ağaçların Arktik Okyanusu’nun derinliklerine batırılması, her yıl atmosferden 1 milyar tona kadar karbondioksitin kalıcı olarak uzaklaştırılmasını sağlayabilir. Ancak uzmanlar, yöntemin ciddi çevresel riskler barındırdığı konusunda uyarıyor.

Kuzey yarımkürede geniş alanlara yayılan boreal ormanlardaki ağaçların kesilerek Arktik Okyanusu’nun derinliklerine batırılması, iklim değişikliğiyle mücadelede yeni ve tartışmalı bir karbon giderme yöntemi olarak gündeme geldi. Araştırmacılara göre bu yöntem, atmosferden her yıl 1 milyar tona kadar karbondioksit çekilmesine katkı sağlayabilir.

Çalışmaya göre, orman yangınlarına karşı hassas olan iğne yapraklı ağaçlar devrildikten sonra Yukon ve Mackenzie dahil altı büyük Arktik nehri aracılığıyla okyanusa taşınabilir. Ağaçların yaklaşık bir yıl içinde deniz tabanına batacağı ve burada çürümeden uzun süre karbon depolayabileceği öngörülüyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Cambridge Üniversitesi’nden iklim bilimci Ulf Büntgen, “Şu anda çok büyük miktarda karbon depolayan ormanlara sahibiz. Asıl soru, bu karbonu yanmadan ve atmosfere geri dönmeden nasıl güvenli şekilde saklayabileceğimiz” dedi.

Karbon giderme arayışları hızlanıyor

Bilim insanları, elektrikle çalıştırılması zor sanayi sektörlerinin emisyonlarını dengelemek ve atmosferdeki CO2 seviyelerini düşürmek için karbon giderme yöntemlerinin kaçınılmaz hale geldiğini belirtiyor. Ancak doğrudan hava yakalama teknolojilerinin pahalı olması ve ağaç dikmenin, yangınlar veya ağaç ölümleri nedeniyle ters etki yaratabilmesi, alternatif yöntem arayışlarını artırıyor.

Bazı şirketler odunu toprağa gömme yoluna giderken, ABD merkezli Running Tide şirketi İzlanda açıklarında 25 bin ton odun yongası batırmış, ancak çevresel zarar iddiaları nedeniyle daha sonra faaliyetlerini durdurmuştu.

Boreal ormanlarda dev karbon stoğu

Kuzey Avrasya ve Kuzey Amerika’yı kapsayan boreal ormanlarda, ağaçlar, topraklar ve turbalarda toplamda 1 trilyon tona kadar karbon depolandığı tahmin ediliyor. Küresel ısınmanın bitki büyümesini hızlandırmasıyla bu miktarın artması beklenirken, daha sık ve şiddetli orman yangınları bu karbonun atmosfere geri salınmasına neden oluyor.

Büntgen ve meslektaşlarının önceki araştırmaları, soğuk ve oksijen seviyesi düşük Alp göllerinde ahşabın 8 bin yıl boyunca çürümeden ve CO2 salmadan korunabildiğini göstermişti. Almanya’daki Alfred Wegener Enstitüsü’nden Carl Stadie’ye göre, Arktik’e dökülen altı büyük nehir hâlihazırda deltalarına ulaşan ve kıyılara vuran kütükler aracılığıyla 20 milyon tonun üzerinde karbon taşıyor.

Araştırmacılar, her yıl her nehir havzasında yaklaşık 30 bin kilometrekarelik alanda kontrollü ağaç kesimi yapılıp, ardından yeniden ağaçlandırma sağlanması halinde, bu döngünün yılda 1 milyar ton CO2’yi emebileceğini savunuyor.

Çevresel riskler ve eleştiriler

Ancak uzmanlar yöntemin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Colorado Eyalet Üniversitesi’nden Ellen Wohl, kereste taşımacılığının üzerinden bir yüzyıl geçmesine rağmen bazı ABD nehirlerinin hâlâ biyolojik çeşitlilik kaybı yaşadığını belirtiyor.

“Nehrin içinden devasa kütük yığınları geçiriyorsunuz. Bu, nehir ekosistemine adeta sert bir fırça sürmek gibi,” diyen Wohl, taşkın riskine de işaret ediyor.

Odunların kıyılara veya yan kollara sıkışarak sele yol açması durumunda, donmuş toprağın çözülmesi ve mikroplar aracılığıyla metan salımının artabileceği uyarısı yapılıyor. Colorado Boulder Üniversitesi’nden Merritt Turetsky, “Denizde karbon tutulurken, karadaki sel ve erime süreçleri karbon salımını artırabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kütüklerin yeterince soğuk veya oksijensiz olmayan ortamlarda ayrışabileceği, hatta deniz buzuna tutunarak Faroe Adaları’na kadar sürüklenebileceği belirtiliyor. Stadie, “En kötü senaryoda, kendi başına karbon depolayan devasa ormanları yok etmiş oluruz” dedi.

Bilinmeyenler hâlâ fazla

Alaska Pasifik Üniversitesi’nden Roman Dial ise önerinin kötüye kullanıma açık olduğunu ve ticari ağaç kesimini teşvik edebileceğini söyledi. Dial, “Kuzey Kutbu gibi hâlâ tam olarak anlayamadığımız bir bölgede, potansiyel olarak geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilecek risklerin listesi oldukça uzun” dedi.

Kaliforniya Üniversitesi Santa Barbara’dan Morgan Raven ise Arktik deniz tabanının bazı bölümlerinin karbon depolamaya uygun olmadığını, ancak bazı alanların araştırılmaya değer olabileceğini savundu. Raven, geçmişte okyanuslara sürüklenen büyük miktarda odunun, 56 milyon yıl önceki sera ikliminin ardından Dünya’nın soğumasına katkı sağlamış olabileceğini hatırlattı.

“Bu tür bir yaklaşımın geçmişte nasıl işlediğini anlamak için tortullara, kayalara ve Dünya’nın iklim tarihine bakmak gerekiyor,” dedi.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×