Çin neden bulut tohumlamaya bu kadar yatırım yapıyor?

Yayın: 12 Şubat 2026 14:49
Güncelleme: 12 Şubat 2026 14:49

Çin, yağmurun ne zaman ve nerede yağacağını daha fazla kontrol edebilmek için bulut tohumlama çalışmalarını hızlandırıyor. Ancak bu iddialı plan hem bilimsel hem de jeopolitik açıdan tartışma yaratıyor. Yöntemin gerçekten ne kadar işe yaradığı ise hâlâ kesin değil.

Mart 2025’te kuzey Çin’de 30 uçak ve insansız hava aracından oluşan bir filo gökyüzüne gümüş iyodür peletleri bıraktı. Aynı anda 250’den fazla yer tabanlı jeneratör de benzer roketler ateşledi. Amaç, ülkenin tahıl kuşağı olarak bilinen kurak kuzey ve kuzeybatı bölgelerine ekim sezonu öncesinde yağış sağlamaktı. Çin Meteoroloji İdaresi’nin yürüttüğü “ilkbahar yağmuru” operasyonunun 10 kurak bölgeye 31 milyon ton ek yağış getirdiği açıklandı.

Çin, 1950’lerden bu yana bulut tohumlama uyguluyor. Yöntem, genellikle buz kristallerine benzer yapıya sahip gümüş iyodür parçacıklarının bulutlara bırakılmasıyla çalışıyor. Bu parçacıklar, bulut içindeki süper soğutulmuş su damlacıklarının donmasını tetikleyerek yağış oluşumunu teşvik ediyor. Sıcak bulutlarda ise su damlacıklarının birleşmesini hızlandırmak için tuz kullanılıyor.

Çevre Bülteni

Doğanın Hikâyesine Ortak Ol

Her hafta iklim krizi, çevre kirliliği ve sürdürülebilirlikle ilgili en önemli haberleri al.

Artan kuraklık baskısı

Örnek teşkil eden Snowie deneyi, bulut tohumlama yöntemiyle kar oluşumunu açıkça gösteren veriler topladı (Fotoğraf: Josh Aikins/ Colorado Boulder Üniversitesi).

Çin’in bu alana yatırım yapmasının temel nedeni artan kuraklık riski. 1950’lerden bu yana daha sık ve şiddetli kuraklıklarla karşı karşıya kalan ülke, özellikle tarımsal üretimde büyük kayıplar yaşıyor. Dünyanın en kalabalık ülkesi olarak gıda güvenliği ve su kaynakları stratejik öneme sahip.

Son yıllarda gelişmiş radar sistemleri, insansız hava araçları ve yapay zekâ destekli hedefleme teknolojileri sayesinde Çin bulut tohumlama kapasitesini ciddi biçimde artırdı. Ülke şu anda topraklarının yüzde 50’sinden fazlasında hava modifikasyonu uyguluyor. Yöntem yalnızca yağışı artırmak için değil, bazı durumlarda yağışı önlemek için de kullanılıyor. 2008 Pekin Olimpiyatları ve 2021’de Çin Komünist Partisi’nin 100. yılı gibi önemli etkinliklerde hava koşullarını kontrol etmek amacıyla da devreye alındı.

Çin Hava Durumu Değiştirme Merkezi Direktörü Li Jiming, hava modifikasyonunun “ülkeye hizmet eden ve halka fayda sağlayan” stratejik bir proje olduğunu belirtiyor ve Çin’i bu alanda küresel lider yapma hedefini vurguluyor.

Bilimsel belirsizlik

Ancak bilim insanları, yöntemin etkinliği konusunda temkinli. Bulut tohumlamanın işe yarayıp yaramadığını kanıtlamak son derece zor. Çünkü doğada aynı meteorolojik koşulları birebir tekrar etmek mümkün değil. Kontrollü deney yapmak neredeyse imkânsız.

2017’de ABD’de yürütülen “Snowie” projesi, bulut tohumlamanın belirli koşullarda kar yağışını artırabileceğini güçlü verilerle gösterdi. Araştırmacılar, tohumlama yapılan ve yapılmayan bölgeleri karşılaştırarak ölçülebilir fark tespit etti. Bu çalışma, alandaki en sağlam kanıtlardan biri olarak kabul ediliyor.

Ancak Snowie sonuçları bile elde edilen yağış artışının sınırlı olduğunu ortaya koydu. Birçok uzman, özellikle Çin’in açıkladığı milyarlarca tonluk ek yağış rakamlarının bağımsız olarak doğrulanmadığını söylüyor. ABD’li atmosfer bilimci Robert Rauber, bu tür iddiaların verilerle yeterince desteklenmediğini belirtiyor.

Bulut tohumlamanın başarısı için uygun bulut koşullarının zaten mevcut olması gerekiyor. Yağış potansiyeli taşımayan bir atmosferde yöntem işe yaramıyor. Ayrıca sıcak aylarda, süper soğutulmuş su içeren bulutların az olması nedeniyle başarı oranı düşüyor. Havadan yapılan operasyonlar daha etkili kabul edilse de oldukça pahalı; yer tabanlı sistemler daha ucuz ancak daha az öngörülebilir.

Jeopolitik endişeler

Çin’in özellikle Tibet Platosu üzerinde planladığı geniş ölçekli projeler, komşu ülkelerde endişe yaratıyor. “Tianhe” (gökyüzü nehri) girişimi, binlerce yer tabanlı jeneratörle su buharını yönlendirmeyi hedefliyor. Bazı uzmanlar, bu tür müdahalelerin Hindistan gibi ülkelerle paylaşılan su kaynakları üzerinde gerilim yaratabileceğini savunuyor.

Uluslararası ilişkiler uzmanları, hava modifikasyonuna ilişkin bağlayıcı küresel düzenlemelerin eksikliğine dikkat çekiyor. Büyük ölçekli uygulamaların sınır ötesi etkilerini ölçmek ve öngörmek ise son derece zor. Uzun vadede daha sık kuraklık ya da sel riskini artırıp artırmayacağı bilinmiyor.

Öte yandan bazı bilim insanları, bulut tohumlamanın zararlarının abartıldığını düşünüyor. Örneğin Dubai ve Teksas’taki sellerin yanlış biçimde bulut tohumlamaya bağlandığını ve yöntemin kontrolsüz şekilde fırtına yaratmadığını belirtiyorlar.

Yeni teknolojiler, eski sorular

Son yıllarda Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, negatif iyon yükleri ve alev tohumlama gibi yeni teknikler üzerinde de çalışıyor. Drone teknolojisi ve yapay zekâ sayesinde hedefleme hassasiyeti artırılıyor. Ancak bu yeni yöntemlerin geleneksel tekniklerden daha etkili olduğuna dair bağımsız ve kapsamlı kanıtlar henüz sınırlı.

Uzmanlar, artan küresel kuraklık tehdidinin bulut tohumlamaya olan ilgiyi artıracağını, ancak yöntemin ne zaman ve nerede gerçekten maliyet etkin olduğunu gösterecek bağımsız araştırmaların geride kalabileceğini söylüyor.

Sonuç olarak Çin, su güvenliği ve tarımsal istikrar için atmosferi daha fazla kontrol etmeye çalışıyor. Ancak bulut tohumlama hâlâ bilimsel belirsizlikler, maliyet soruları ve jeopolitik riskler barındıran bir alan olmaya devam ediyor. Daha fazla bağımsız veri ve uluslararası işbirliği olmadan, gökyüzünü yönetme iddiasının sınırları netleşmeyecek gibi görünüyor.

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Çevre hikâyelerini kaçırma

İklim krizi, çevre kirliliği, deprem ve hava durumu haberlerini sosyal medyada da anlık olarak takip et.

Scroll to Top
×