Pekin’de bulunan Çin, ülkenin orta ve doğu kesimlerini etkisi altına alması beklenen şiddetli yağışlara karşı hazırlık yaparken, Birleşmiş Milletler İklim Şefi Simon Stiell, dünyanın en büyük karbon salıcısı olan ülkeyi “küresel iklim lideri” olarak nitelendirdi. Tartışmalı değerlendirme, Çin’in hem artan iklim riskleri hem de enerji politikalarıyla ilgili küresel eleştirilerin yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
Açıklamalar, Pekin’deki Tsinghua Üniversitesi’nde düzenlenen bir etkinlik sırasında yapılırken, aynı günlerde iklim değişikliğini “aldatmaca” olarak tanımlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın da Çin’i ziyaret ettiği döneme denk gelmesi dikkat çekti. Bu zamanlama, küresel iklim politikalarında büyük güçler arasındaki ayrışmayı yeniden gündeme taşıdı.
BM’nin Çin’e “iklim liderliği” övgüsü ve diplomatik mesaj


BM İklim Değişikliği Birimi Başkanı Simon Stiell, Pekin’de yaptığı konuşmada Çin’in iklim çok taraflılığındaki rolünü överek ülkeyi “öncü bir aktör” olarak tanımladı. Stiell, Çin’in özellikle elektrikli araç üretimi, batarya teknolojileri ve enerji dönüşümündeki büyümesine dikkat çekti.
Stiell’in açıklamaları, Çin’in küresel enerji dönüşümünde kritik bir rol oynadığını vurgularken, fosil yakıtlardan daha hızlı uzaklaşma çağrısı da içerdi. Buna rağmen Çin’in hâlâ dünya kömür üretimi ve tüketiminin yarısından fazlasını gerçekleştirmesi, bu övgülerin uluslararası çevrelerde tartışmalı bulunmasına neden oldu.
Aşırı yağış uyarısı: kuraklıktan sel riskine geçiş
Çin Ulusal Meteoroloji Merkezi, ülkenin orta ve doğu bölgelerinde geniş çaplı yağışların beklendiğini duyurdu. Mayıs ayı boyunca birçok bölgede yağış seviyelerinin düşük seyretmesi nedeniyle kuraklık koşullarının oluştuğu, ancak önümüzdeki dört gün içinde ani ve yoğun yağışların etkili olacağı bildirildi.
Tavsiye Edilen Haberler
Yetkililer, aşırı yağışların ani sel, kentsel su baskınları ve jeolojik afet riskini artırabileceği uyarısında bulundu. Özellikle altyapı açısından yoğun nüfuslu bölgelerde ciddi riskler oluşabileceği ifade edildi. Çin’in güneybatı kesimlerinin de aynı hava sisteminden etkilenmesi bekleniyor.
Meteorolojik değerlendirmelere göre sistemin, sıcak ve nemli hava akımlarının birleşmesiyle güçlendiği ve bu durumun yağışların şiddetini artırabileceği belirtiliyor. Bu tablo, iklim değişikliğinin ekstrem hava olaylarını daha öngörülemez hale getirdiği yönündeki bilimsel bulgularla örtüşüyor.
Çin’in emisyon profili ve enerji dönüşümündeki çelişki


Çin, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık üçte birini oluşturarak dünyanın en büyük emisyon kaynağı olmaya devam ediyor. Buna karşın ülke, aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrikli araç üretimiyle enerji dönüşümünde en hızlı büyüyen aktörlerden biri olarak gösteriliyor.
Bilimsel araştırmalar, atmosferin her 1°C ısınmada yaklaşık %7 daha fazla nem tutabildiğini ortaya koyuyor. Mevcut küresel ısınma seviyesinin sanayi öncesi dönemin yaklaşık 1,3°C–1,5°C üzerinde olması, aşırı yağış ve sel risklerini artıran temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Çin’in kömür kullanımındaki yüksek payı ise uzun vadeli karbon nötrlüğü hedefleriyle çelişen en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Ülke, 2060 karbon nötrlüğü hedefini açıklamış olsa da mevcut enerji üretim yapısı bu hedefin zorluğunu artırıyor.
Küresel iklim diplomasisi ve yeni ittifaklar


Son dönemde Avrupa Birliği ve çeşitli ülkeler, karbon fiyatlandırması ve emisyon azaltımı konusunda yeni işbirliği mekanizmaları geliştirmeye çalışıyor. Avrupa Birliği öncülüğünde Çin ve Brezilya’nın da dahil olduğu bazı girişimler, küresel karbon piyasalarının uyumlaştırılmasını hedefliyor.
İtalya’nın Floransa kentinde kurulan yeni bir karbon fiyatlandırma koalisyonuna İngiltere, Kanada, Fransa ve Türkiye’nin de katılması bekleniyor. Türkiye bu girişimle birlikte küresel iklim finansmanı ve karbon düzenleme mekanizmalarında daha aktif bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.
BM yetkilileri, bu tür çok taraflı işbirliklerinin iklim krizinin çözümünde kritik önemde olduğunu vurgularken, Stiell Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek BM iklim zirvesinde Çin’in liderlik rolünü daha da genişletmesi gerektiğini ifade etti.
İklim liderliği tartışması derinleşiyor
Çin’in hem dünyanın en büyük emisyon kaynağı olması hem de küresel enerji dönüşümünde merkezi bir aktör haline gelmesi, “iklim liderliği” tartışmalarını daha da karmaşık hale getiriyor. Bir yandan aşırı hava olaylarıyla mücadele eden ülke, diğer yandan fosil yakıt bağımlılığını azaltma baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.
BM’nin övgüleri diplomatik bir teşvik olarak değerlendirilirken, uzmanlar Çin’in gerçek anlamda iklim liderliği rolünü üstlenebilmesi için kömür bağımlılığını daha hızlı azaltması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artarken küresel iklim hedeflerine ulaşmak daha da zorlaşabilir.









