ABD‑İsrail’in İran’a karşı savaşı petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’sini sekteye uğrattı. Ancak IEA ve Ember’in yeni raporları, krizden önce dünyanın “elektrik çağı”na girdiğini ve 2025’te güneş, rüzgâr, nükleer ve hidrodan gelen temiz elektriğin talep artışını aştığını gösteriyor.
Küresel şok ve “elektrik çağı”: Fosillerin merkezi rolü zayıflıyor
Savaş, yakıt piyasalarını altüst etti ve fiyatları tırmandırdı. Buna karşın iki bağımsız analiz, kriz patlamadan önce ekonomilerin hızla elektriğe yöneldiğini ortaya koyuyor. Ulaşım, ısıtma ve çelik gibi sanayi süreçleri giderek daha çok elektrifikasyonla çalışıyor. İklim için kritik olan, bu elektriğin büyüyen payının yenilenebilir kaynaklardan gelmesi.
2025 rekor yılı: Güneş başı çekti, talep artışını temiz enerji karşıladı


Ember ve IEA, 2025’in yenilenebilir enerji için bugüne kadarki en güçlü yıl olduğunu doğruluyor. Güneş enerjisi, artan elektrik ihtiyacını karşılamada ilk kez en büyük kaynak oldu. Rüzgâr, nükleer ve hidro ile birlikte temiz üretimdeki artış, küresel elektrik talebindeki büyümeyi geçti. Bu tablo, yenilenebilirlerin fosil yakıtların yerini almaya başladığını ve enerji geçişinin somutlaştığını gösteriyor. Ember’dan Daan Walter, “Ekonominin canlandığı, talebin sağlıklı arttığı bir yıldı ve bu artışın tamamını yenilenebilirler karşıladı” dedi.
Kömürün gerilemesi: Bir asırdan sonra ilk kez yenilenebilirler önde


2025’te yenilenebilirler, küresel elektrik üretiminde kömürü geride bıraktı. Bu ilerlemede Çin ve Hindistan belirleyici oldu. İki ülke, yüzyılda ilk kez aynı yıl içinde fosil yakıtlardan elektrik üretimini azalttı. Güneş, rüzgâr ve batarya altyapısı hızla büyüdü. Batarya maliyetleri 2025’te yüzde 45 düştü; bu oran 2024’te izlenen yüzde 20’lik gerilemenin de altına indi.
Yapısal kırılma: Fosil düşüşü resesyon olmadan gerçekleşti
Ember’in saptamasına göre bu kez fosil yakıt kullanımındaki durgunluk ekonomik daralmayla ilişkili değildi. Küresel büyüme normal seyretti. Bu da elektrik üretiminde fosillerden uzaklaşmanın konjonktürel değil, kalıcı bir eğilim olduğunu işaret ediyor.
Tavsiye Edilen Haberler
IEA uyarıyor: Elektrik dışındaki enerji talebinde fosiller hâlâ baskın


İlerlemenin sınırları da var. IEA’ya göre, geniş enerji ekonomisinde yenilenebilirler henüz fosilleri sürdürülebilir düşüşe itecek hızda ikame edemedi. Havacılık, denizcilik ve çok sayıda kara taşımacılığı uygulaması hâlâ sıvı yakıtlara bağlı. Bu nedenle küresel CO2 emisyonları geçen yıl 2024’e göre yüzde 0,4 arttı. Yine de artış hızı yavaşlıyor. Dikkat çekici bir değişim daha var: Gelişmiş ekonomilerin emisyonları, 1990’lardan bu yana ilk kez gelişmekte olan ekonomilerden daha hızlı arttı.
ABD’de kömüre dönüş: Gaz fiyatı, sert kış ve veri merkezleri etkisi
ABD’de kömür talebi 2025’te yüzde 10 yükseldi. Yükselen doğalgaz fiyatları, üreticileri yeniden kömüre yöneltti. Ülkenin doğusunda sert kış koşulları elektrik tüketimini artırdı. Yapay zekâ uygulamaları için hızla çoğalan veri merkezleri de sanayi ölçeğinde ek talep yarattı.
Gelişmekte olan ülkelerde “sıçrama”: Endonezya’da EV payı yüzde 15’i geçti
Bazı yükselen ekonomiler, temiz teknolojilerde önden gidiyor. Endonezya’da elektrikli otomobiller yeni satışların yüzde 15’inden fazlasını oluşturuyor. Bu oran birkaç yıl içinde neredeyse sıfırdan bu seviyeye çıktı ve birçok tüketici ilk araç tercihinde doğrudan EV’ye geçti. Walter, “Enerji dönüşümünün gelişmiş ülkelerce yönetileceği varsayılıyordu. Şimdi ise gelişmekte olan ekonomilerin birçok alanda daha hızlı ilerlediği, küresel bir ‘sıçrama’ görüyoruz” dedi.
Savaşın etkisi belirsiz, yön net; 2025 geçişin eşiğini gösterdi
İran’daki savaşın enerji geçişini nasıl etkileyeceği tam olarak bilinmiyor. Yine de 2025 verileri, dünyanın enerji ihtiyacını karşılarken yenilenebilirlerin rolünün hızla büyüdüğünü ve kömürün payını tarihsel biçimde gerilettiğini ortaya koyuyor. Elektrifikasyon, şebeke ve depolama yatırımları ile birlikte, fosillerden kopuşu hızlandıran belirleyici eksen olmaya devam ediyor.









