Trump’ın EPA’daki geri adımları hava ve suyu nasıl tehdit ediyor, küresel ısınmayı nasıl hızlandırıyor?

Haber Giriş: 08:51, 31.01.2026
Güncelleme: 08:52, 31.01.2026
Fotoğraf Kaynağı: ChatGPT / Çevre Hattı

Donald Trump, göreve dönüşünün ilk yılında ABD Çevre Koruma Ajansı’nı (EPA) köklü biçimde yeniden şekillendirerek, çevreyi, ekosistemleri ve iklimi korumayı amaçlayan düzenlemeleri ortadan kaldırmak için yaklaşık 70 ayrı girişim başlattı.

Uzmanlar Guardian’a yaptıkları değerlendirmelerde, Trump yönetiminin EPA üzerindeki kapsamlı değişikliklerinin milyonlarca insanı sağlık riskiyle karşı karşıya bırakacağını, hava ve su kalitesini ciddi biçimde tehdit edeceğini, zararlı kimyasallara maruziyeti artıracağını ve küresel ısınmayı daha da kötüleştireceğini vurguladı. EPA’nın çevre adaleti programının eski direktörü Matthew Tejada, söz konusu hamleleri “bu yönetimin sağlığımıza, topluluklarımızın güvenliğine ve çevremizin kalitesine karşı açtığı çok cepheli bir savaş” olarak tanımladı.

Şu anda Ulusal çevre örgütü Doğal Kaynaklar Savunma Konseyi’nde (NRDC) çevre sağlığından sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olarak görev yapan Tejada, “Bu, EPA’yı fiilen ortadan kaldırma ve geriye yalnızca sembolik bir kurum kabuğu bırakma girişimidir” dedi.

Guardian’ın analizine göre, Trump’ın EPA’sı geçen yılın Ocak ayından bu yana çevre düzenlemelerini geri çekmek veya zayıflatmak amacıyla toplam 66 eylem başlattı. Bu tempo, haftada birden fazla çevre düzenlemesinin hedef alınması anlamına geliyor. NRDC verileri, bu adımların kirletici şirketlere muafiyetler tanınmasından EPA’nın araştırma ve geliştirme ofisinin kapatılmasına, ABD’deki neredeyse tüm iklim düzenlemelerinin temelini oluşturan yasal “tehlike tespiti”nin yürürlükten kaldırılmasına kadar geniş bir alanı kapsadığını ortaya koyuyor.

Bu gelişmeler, federal yetkililerin EPA’yı çevre ve insan sağlığını koruma yönündeki “temel misyonuna” geri döndürme sözü vermesinin hemen ardından geldi. Ancak eski EPA politika danışmanı Jeremy Symons’a göre kurum gerçekte bu misyonu terk etti.

“Çevre Koruma Ajansı artık bir Çevre Kirliliği Ajansı’na dönüştü. İnsan sağlığı pahasına kirleticilere hizmet ediyor,” dedi Symons.

EPA ise bu eleştirileri reddediyor. Bir kurum sözcüsü, Trump dönemindeki EPA’nın yaklaşımını savunarak, “İklim fanatiklerinin aksine, EPA hem Amerikalıları yoksullaştıran ve ekonomiye zarar veren düzenlemeleri kaldırabilir hem de insan sağlığını ve çevreyi koruma yönündeki yasal yükümlülüğünü yerine getirebilir” ifadelerini kullandı.

Uzmanlara göre EPA’nın çevre düzenlemelerini geri alma süreci, ABD genelinde dört temel alanda ciddi sonuçlar doğurabilir.

1. Soluduğumuz hava

Uzmanlar, Trump yönetimindeki EPA’nın attığı adımların Amerikalıları daha kirli hava ile karşı karşıya bırakacağını belirtiyor. Mart ayında EPA, kirletici tesisleri Temiz Hava Yasası kapsamında zehirli emisyonlar için muafiyet talep etmeye, yalnızca e-posta yoluyla başvurmaya davet etti.

Endişeli Bilim İnsanları Birliği’nin tespitlerine göre, Trump’ın EPA’sı ülkedeki kömür santrallerinin, kimya tesislerinin, kok fırınlarının ve yüksek derecede toksik tesislerin üçte birinden fazlasına iki yıllık Temiz Hava Yasası muafiyeti tanıdı. EPA sözcüsü ise başkanın “ulusal güvenlik gerekçesiyle” bu tür muafiyetler verme yetkisine sahip olduğunu savundu.

Kurum ayrıca büyük kirleticilere yönelik sıkılaştırılmış emisyon sınırlarını iptal etti ve Eylül ayında, temiz hava standartlarının oluşturulmasında kritik rol oynayan Temiz Hava Yasası Danışma Komitesi ile Mobil Kaynaklar Teknik İnceleme Alt Komitesi’ni kapatmayı planladığını duyurdu.

Bu ay ise EPA, ince partikül madde ve ozon gibi en ölümcül hava kirleticilerinin sınırlandırılmasıyla kurtarılan hayatların parasal değerini hesaplamaktan vazgeçti. Kurum artık yalnızca şirketlerin maliyetlerini dikkate alıyor. Tejada, bu değişikliği çevre politikalarındaki olağan siyasi dalgalanmaların çok ötesinde olarak nitelendirdi.

“Saatin sarkacını söküp, insanlara hâlâ saatin kaç olduğunu söylüyorlar,” dedi.

2. İçtiğimiz su

Uzmanlara göre Trump yönetiminin EPA politikaları, içme suyu güvenliğini de ciddi biçimde tehlikeye atıyor. EPA, Mart ayında Temiz Su Yasası kapsamında korunan su yollarının tanımını daraltacağını açıkladı. Bu adım, tarım, madencilik ve petrokimya faaliyetlerinden kaynaklanan kirleticilere yönelik kısıtlamaların gevşetilmesi anlamına geliyor.

Haziran ayında EPA yöneticisi Lee Zeldin, kömür santrallerinden kaynaklanan arsenik, cıva ve kurşun gibi ağır metallerin deşarjını sınırlayan Biden dönemi atık su standartlarının yeniden düzenleneceğini duyurdu.

Zeldin yönetimindeki EPA ayrıca, PFAS olarak bilinen ve kanser ile bağışıklık sistemi bozukluklarıyla ilişkilendirilen “sonsuz kimyasallar” için getirilen federal sınırlamaları iptal etmeye veya yeniden değerlendirmeye başladı. Mayıs ayında altı ulusal içme suyu standardından dördünün kaldırılması önerildi; Eylül ayında ise EPA, Biden döneminde belirlenen PFAS sınırlarını artık savunmayacağını açıkladı.

Tejada, milyonlarca Amerikalının EPA’nın daha önce güvenli bulmadığı PFAS seviyelerine sahip içme suyuna bağımlı hale geleceği uyarısında bulundu.

3. Çevremizdeki kimyasallar

EPA, kimyasal güvenlik düzenlemelerinde de kapsamlı geri adımlar attı. Kurum, Zehirli Maddeler Kontrol Yasası kapsamındaki risk değerlendirmelerini daraltarak, kimyasalların yalnızca belirli kullanım alanlarını incelemeyi planlıyor. Eleştirmenlere göre bu yaklaşım, gerçek maruziyet risklerini göz ardı ediyor.

EPA Bilim Danışma Kurulu’nun eski üyesi ve Michigan Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu profesörü Adam Finkel, “Kanıta dayalı bilime sistematik bir saldırı var. Bu, yoldan çıkmış bir kurumun göstergesi,” dedi.

EPA ayrıca formaldehit ve metilen klorür gibi kanserojen kimyasallara yönelik kısıtlamaları gevşetme yönünde adımlar attı. Uzmanlar, bu kararların halk sağlığı açısından ciddi riskler doğurduğunu vurguluyor.

4. Küresel ısınma ve iklim krizi

Uzmanlara göre Trump’ın EPA’sının en büyük etkisi iklim değişikliği alanında hissedilecek. Kurum, 2009 tarihli ve tüm federal iklim düzenlemelerinin temelini oluşturan “tehlike tespiti”ni yürürlükten kaldırmayı önerdi. Bu adımın kesinleşmesi halinde, ABD’deki neredeyse tüm iklim düzenlemeleri bir gecede ortadan kalkabilir.

EPA ayrıca araçlardan kaynaklanan karbon emisyonu sınırlarını ve yeni araçlar için yakıt ekonomisi gerekliliklerini zayıflatmaya hazırlanıyor. Enerji sektöründe ise kömür ve doğalgazla çalışan santrallere yönelik sera gazı düzenlemelerinin kaldırılması gündemde.

Columbia Üniversitesi Sabin İklim Değişikliği Hukuku Merkezi’nden Olivia Guarna, “Düzenlemelerin kaldırılması, personel kesintileri ve araştırma faaliyetlerinin durdurulması bir araya geldiğinde, EPA’nın görevini yerine getirme kapasitesi ciddi biçimde zayıflatılıyor,” dedi.

Uzmanlar, Trump’ın EPA politikalarının hava kirliliği, su kirliliği ve kimyasal maruziyet risklerini artırarak küresel ısınmayı hızlandıracağı ve iklim krizini derinleştireceği konusunda uyarıyor.

Kaynak: The Guardian

Bültenimize abone olun

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Sosyal Medya Hesaplarımıza Abone Olun!

En güncel çevre haberlerini kaçırmayın. Bizi takip edin!

Facebook Twitter Instagram Bluesky Mastodon Linkedin Telegram Youtube
Scroll to Top
×