Yeni bir rapor, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırma hedefinin korunabilmesi için atmosferden karbondioksit uzaklaştıran teknolojilerin bugünkü hızlarının çok ötesinde geliştirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, önümüzdeki beş yılın karbon giderim teknolojilerinin geleceği açısından kritik önem taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Bilim insanları, iklim krizinin etkilerini sınırlamak için yalnızca sera gazı emisyonlarını azaltmanın yeterli olmayacağını, atmosferde birikmiş karbondioksitin de aktif olarak uzaklaştırılması gerektiğini belirtiyor. Salı günü yayımlanan yeni bir değerlendirme raporu, mevcut karbon giderim kapasitesi ile Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duyulan seviyeler arasında ciddi bir boşluk bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre, hükümetlerin bugüne kadar taahhüt ettiği karbon giderim miktarı, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırmak için gereken seviyenin oldukça altında kalıyor.

Karbon giderimin büyük bölümü ağaçlandırmadan geliyor
Raporda yer alan verilere göre, dünya genelinde her yıl atmosferden uzaklaştırılan yaklaşık 2,2 milyar ton karbondioksitin büyük bölümü ağaçlandırma ve arazi yönetimi gibi doğal yöntemlerle sağlanıyor.
Doğrudan havadan karbon yakalama sistemleri, biyokömür üretimi ve diğer yeni nesil teknolojiler ise toplam karbon giderimin yalnızca yüzde 0,1’ini oluşturuyor.
Tavsiye Edilen Haberler
-
İklim DeğişikliğiTrump yönetiminden tartışmalı karar: Kritik okyanus gözlem ağı sökülecek -

-

-

Uzmanlar, arazi kullanımına dayalı yöntemlerin önemli olmakla birlikte sınırlı kapasiteye sahip olduğunu ve uzun vadede teknolojik çözümlerin devreye alınmasının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
“Son derece iddialı büyüme gerekiyor”

Rapora göre yeni nesil karbon giderim teknolojileri şu anda yıllık yaklaşık yüzde 40 büyüme gösteriyor. Ancak bu büyüme oranı, mevcut kapasitenin çok düşük olması nedeniyle yeterli görülmüyor.
Araştırmacılar, doğrudan hava yakalama sistemleri ve diğer karbon giderim teknolojilerinin, geçmişte güneş enerjisi ve elektrikli araç sektörlerinde görülen hızlı büyüme seviyelerine ulaşması gerektiğini belirtiyor.
Bununla birlikte son yıllarda planlanan karbon giderim projelerinin yalnızca beşte birinin hayata geçirilebildiği ifade ediliyor.
2050 hedefleri için büyük açık bulunuyor

Araştırmanın ortak yazarlarından, Potsdam İklim Etki Araştırmaları Enstitüsü bilim insanı William Lamb, ülkelerin mevcut taahhütlerinin uzun vadeli iklim hedefleriyle uyumlu olmadığını söyledi.
Lamb, ülkelerin 2035 yılına kadar yaklaşık 2,7 milyar ton, 2050 yılına kadar ise 3,6 milyar ton karbondioksit giderimi hedeflediğini ancak iklim senaryolarının özellikle yüzyılın ortasından sonra çok daha yüksek miktarlarda karbon temizlenmesini gerektirdiğini belirtti.
Bu durumun zaman içinde giderek büyüyen bir karbon giderim açığı oluşturduğuna dikkat çekildi.
Karbon giderimi neden önemli?
Bilim insanları karbon giderimini, kıyıya vurmuş çöpleri temizlemeye benzetiyor. En etkili çözümün kirletmemek olduğu vurgulanırken, geçmişte atmosfere salınmış sera gazlarının etkilerini azaltmak için karbon temizleme teknolojilerine ihtiyaç duyulacağı ifade ediliyor.
Uzmanlara göre karbon giderimi özellikle çimento, çelik, havacılık ve tarım gibi tamamen sıfır emisyona ulaşması zor sektörlerden kaynaklanan emisyonların dengelenmesinde kritik rol oynayacak.
Ayrıca birçok iklim modeli, küresel sıcaklıkların geçici olarak 1,5°C eşiğini aşacağını ve daha sonra karbon giderimi sayesinde yeniden düşürülebileceğini öngörüyor.
Siyasi ve ekonomik belirsizlikler dikkat çekiyor

Rapor, karbon giderim sektörünün karşı karşıya olduğu siyasi ve ekonomik risklere de dikkat çekiyor.
Araştırmacılar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmesi ve çevre politikalarında geri adımlar atmasının uluslararası iklim politikaları açısından belirsizlik yarattığını belirtiyor.
Öte yandan karbon giderim kredilerinin en büyük alıcılarından biri olan Microsoft’un bu yıl bazı karbon alımlarını yavaşlatması da sektörün kırılganlığını ortaya koyan gelişmeler arasında gösteriliyor.
Microsoft ise karbon azaltım hedeflerinden vazgeçmediğini, ancak satın alma stratejilerinde dönemsel düzenlemeler yapabileceğini açıkladı.
“Uzun vadede başka seçenek yok”
Uzmanlar, karbon giderimin emisyon azaltımlarının yerine geçemeyeceğinin altını çiziyor. Önceliğin fosil yakıt kullanımını hızla azaltmak ve doğal ekosistemleri korumak olması gerektiği vurgulanıyor.
Uluslararası Uygulamalı Sistem Analizi Enstitüsü’nden Thomas Gasser, büyük ölçekli karbon giderim teknolojilerinin geliştirilmemesi halinde iklim değişikliğinin etkilerinin bu yüzyılın sonrasında da ağırlaşmaya devam edeceğini söyledi.
Gasser, “Karbon giderimi konusunda ciddi şekilde geride kalmış olsak da, uzun vadede iklim değişikliğini tersine çevirebilmenin tek yolu bu olmaya devam ediyor. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için sera gazı emisyonlarının da sıfıra yakın seviyelere indirilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Önümüzdeki beş yıl kritik
Raporun en dikkat çekici sonuçlarından biri ise önümüzdeki beş yılın karbon giderim teknolojilerinin kaderini belirleyecek olması. Araştırmacılar, bu dönemde yapılacak yatırımların, oluşturulacak politikaların ve kurulacak pazar mekanizmalarının, karbon giderimin iklim krizine karşı etkili bir araç haline gelip gelemeyeceğini belirleyeceğini ifade ediyor.
Bilim insanlarına göre küresel sıcaklık artışını sınırlamak için emisyonların hızla azaltılması birincil öncelik olmayı sürdürürken, atmosferde biriken karbondioksitin uzaklaştırılması da artık iklim mücadelesinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geliyor.









