Floreana dev kaplumbağası 200 yıl sonra yuvasına döndü
Galápagos’ta tarihi yeniden yerleştirme: 158 genç kaplumbağa adaya bırakıldı
Galápagos’ta tarihi yeniden yerleştirme: 158 genç kaplumbağa adaya bırakıldı
Neredeyse donma noktasındaki suda, 490 metre derinlikte görüntülenen büyük bir uyuyan köpekbalığı, Antarktika sularında kaydedilen ilk örnek olarak bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Yeni bir araştırma, tropikal bölgelerle özdeşleşen Chikungunya virüsünün artık Avrupa’nın geniş bir kesiminde sivrisinekler aracılığıyla bulaşabilecek koşullara ulaştığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre iklim krizine bağlı sıcaklık artışı, hastalığın coğrafi sınırlarını hızla kuzeye doğru genişletiyor. Tropikal bir hastalık nasıl Avrupa’ya yerleşti? Chikungunya virüsü ilk kez 1952 yılında Tanzanya’da tespit edildi ve uzun yıllar boyunca Afrika,
Mikroskobik plastik parçacıkları, Fuji Dağı üzerindeki bulutlardan Akdeniz’in derinliklerine kadar dünyanın dört bir yanında tespit edildi. Şimdi ise bilim insanları, yalnızca Antarktika’da yaşayan tek böcek türü olan Antarktika sivrisineklerinin karınlarında da mikroplastik bulunduğunu ortaya koydu. Mikroplastikler; sentetik kumaşlar, lastikler, plastik poşetler, şişeler ve diğer plastik ürünlerin parçalanmasıyla oluşuyor. Rüzgârlar ve okyanus akıntılarıyla taşınan bu parçacıklar
Örümceklerin ağ örme yeteneği, evrim tarihinde meydana gelen büyük bir genetik olayın sonucu olabilir. Yeni araştırmalar, örümceklerin ipek üreten organları olan iplik bezlerinin, yaklaşık 400 milyon yıl önce gerçekleşen tüm genom kopyalanmasına dayandığını ortaya koyuyor. 14 Ocak’ta Science Advances dergisinde yayımlanan çalışma, erken dönem bir eklembacaklı atasının DNA’sının tamamının ikiye katlandığını ve bu olayın örümceklerin
Arjantin’in vahşi Patagonya bölgesinde, Monte Leon Ulusal Parkı’nda puma (dağ aslanı) nüfusunun yeniden artmasıyla, savunmasız Magellan penguenleri toplu olarak ölüyor. 1990’larda güneydeki sığır çiftçiliğinin terk edilmesinin ardından, pumalalar tarihsel yayılımlarına yeniden dönmeye başladı. Bu sırada, penguen kolonileri yakın adalardan anakaraya yayılırken, daha önce kara yırtıcılarının bulunmadığı alanlara taşındı. Bilim insanları, bunun bölgedeki penguen kolonilerinin azalmasına
Bataklığın içinden ağır ağır ilerleyen cip durduğunda rehber sessizlik işareti yaptı. Telsizden gelen zayıf bir sinyali takip ederek yön tayin etti: “Saat dokuz.” Uzun bataklık otlarının arasında, yabani kaju ağaçlarının bulunduğu küçük bir adacığın kenarında bir anne jaguar ve yavrusu, dokuz bantlı bir armadillonun leşini paylaşıyordu. Başlarını kısa süreliğine kaldırıp araca baktılar, sonra kayıtsızca yemeye
Tayland, insan ve hayvan nüfuslarının birbirlerinin yaşam alanına girmesiyle büyüyen sorunu frenlemek için, vahşi fillere doğum kontrol aşısı uyguluyor. Özellikle tarım arazilerinin ormanlara doğru yayılması, filleri doğal yaşam alanlarından dışarı iterek sorunu daha da ağırlaştırıyor. Bu girişim, zaman zaman ölümle sonuçlanabilen karşılaşmaları önlemeye yönelik çabaların bir parçası. Çiftçiler tarım alanlarını genişletmek için ormanları kestikçe, filler
Uzmanlar kurbağaların çiftleşme çağrılarında belirgin bir değişim tespit ederken, iklim değişikliğinin erkek kurbağaların adeta gizli destekçisine dönüştüğü ortaya çıktı. Dünya genelinde amfibi türlerinin yaklaşık yüzde 41’i yok olma tehdidi altında; bu da onları en fazla tehlike altındaki omurgalı sınıfı yapıyor. Yaşam alanlarını yok eden ormansızlaşma giderek kötüleşirken, üreme kalıplarını anlamak her zamankinden daha önemli hale
Onlarca yıllık toparlanmanın ardından güney balinalarında üreme oranlarının iklim kriziyle bağlantılı olarak düşmeye başladığı belirlendi. Bilim insanları bu durumu, Güney Okyanusu’ndaki değişimlere dair önemli bir “uyarı sinyali” olarak nitelendiriyor. 19. ve 20. yüzyıllarda ticari balina avcılığı nedeniyle neredeyse yok olma noktasına gelen güney balinaları, Avustralya’da hâlâ tehlike altındaki türler arasında yer alıyor. Uzun vadeli izleme
Cumartesi sabahı bir gri kurt, 100 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez Los Angeles bölgesine girdi. California Balık ve Yaban Hayatı Departmanı’nda gri kurt koordinatörü olan Axel Hunnicutt, bunun modern zamanlarda gri kurdun en güneyde doğrulanmış ilk kaydı olduğunu söyledi. BEY03F olarak bilinen, üç yaşındaki siyah tüylü dişi kurt, 7 Şubat sabahı saat 6
Montreal’de bir tarafı alçak tuğla apartmanlarla, diğer tarafı beton bariyer duvarıyla çevrili sakin bir sokakta, boyunlarında dürbünler ve ellerinde kameralarla bir kalabalık toplanmıştı. Avrupa kızılgerdanı, depolar ve demiryolu hatlarıyla çevrili iki sanayi bölgesi arasında, birkaç blok ötede St. Lawrence Nehri üzerindeki liman tesislerine yakın bir mahallede ortaya çıkmıştı. Ontario’nun Ottawa kentinden Ron Vandebeek, ocak ayının
Bir zamanlar Bermuda’daki doğal yaşam alanında neslinin tükendiği düşünülen, düğme büyüklüğündeki büyük Bermuda salyangozu (Poecilozonites bermudensis), on yılı aşkın koruma çalışmaları sonucunda yeniden çoğalmaya başladı. Doğa koruma uzmanları, 100 bini aşkın bireyi üretip doğaya salarak türün yok olma tehlikesinden kurtulduğunu doğruladı. Kayıp tür 2014’te yeniden keşfedildi Sadece Bermuda’ya özgü olan bu salyangoz türü, fosil kayıtlarında
Florida’nın bazı bölgelerinde sıcaklıklar şu anda donma noktasının biraz üzerinde seyrediyor, geceleri ise sıfırın altına düşüyor. Tampa Körfezi’nde, on yılı aşkın bir süredir ilk kez kar taneleri görüldü. Olağandışı soğuklar, eyaletin sayısız yeşil iguanası için özellikle zorlayıcı. Tropikal sürüngenler kendi vücut ısılarını üretemedikleri için çevre sıcaklığına bağımlılar. Termometre yaklaşık 10 santigrat derecenin altına düştüğünde ise
Arjantin açıklarında yapılan bir dalış sırasında bilim insanları, yaklaşık bir asır önce keşfedilen ve o zamandan bu yana nadiren görülen dev hayalet denizanasını ve ona eşlik eden balıkları belgeledi. Aralık ayının sonlarında, araştırmacılar Atlantik Okyanusu’nda Arjantin açıklarında uzaktan kumandalı bir araçla dalış yaparken, yaklaşık 240 metre derinlikte kontrol odası sessizliğe büründü. Ekranlarda beliren görüntü sıradan
Bilim insanları, Kanzi adlı 43 yaşındaki bir bonobonun karşısına oturup onunla hayali bir çay partisi yaptı. Ortaya çıkan sonuçlar, hayal kurma yeteneğinin yalnızca insanlara özgü olduğu yönündeki yerleşik kabulleri sorgulatıyor. Uzun yıllar boyunca hayal gücünün ve “mış gibi oyunların” yalnızca insanlara ait olduğu düşünülüyordu. Ancak ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacılar, büyük maymunların da zihinsel yaşamlarını
Washington DC’deki Smithsonian Ulusal Hayvanat Bahçesi’nde yaklaşık 25 yıl sonra ilk kez bir Asya fili dünyaya geldi. Hayvanat bahçesinden yapılan açıklamaya göre, 12 yaşındaki anne Nhi Linh ile 44 yaşındaki baba Spike’ın dişi yavrusu, 2 Şubat günü saat 01.15’te doğdu. Yeni doğan buzağı yaklaşık 140 kilogram ağırlığında. “Yaklaşık 25 yıldır bu anı bekliyorduk” Smithsonian Ulusal
İsveç’in boz ayıları, Avrupa’daki en büyük koruma başarı hikâyelerinden biri. Bir zamanlar neslinin tükenmesinin eşiğine gelmişti; 20. yüzyılın başlarında sayıları tarihi bir dip noktasına gerileyerek yaklaşık 100 bireye kadar düşmüştü. Nüfusun dikkatli yönetimi; ayıların çiftlik hayvanlarına saldırısını azaltmaya yönelik çabalar, daha iyi arazi planlaması, elektrikli çitler ve kapalı alanlar gibi önlemler sayesinde bu türün hızla
Ocak ayında Güney Avustralya’da etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, binlerce yarasanın ölümüne yol açtı. Naracoorte kasabasındaki yaklaşık bin bireylik bir yarasa kolonisi, geçen hafta güneydoğu Avustralya’yı vuran yoğun sıcaklar nedeniyle büyük ölçüde yok oldu. Yarasa Kurtarma Güney Avustralya’dan bakıcı Judith Bemmer, Naracoorte kampındaki yarasaların yüzde 80’inden fazlasının hayatını kaybettiğini belirterek, yaşanan kaybı “sayı bakımından
Stresli ve gergin hissedenler için doğadan gelen basit bir çözüm dikkat çekiyor: kuş cıvıltılarını dinlemek. Almanya’daki Tübingen Üniversitesinden bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma, kuş seslerine dikkatle kulak vermenin stres seviyelerini düşürdüğünü ve genel iyilik halini artırdığını ortaya koydu. Yürüyüş + kuş sesi = daha düşük stres Araştırma kapsamında bir parkta yapılan deneyde gönüllülerin kan
Kutup ayıları için alarm zilleri çalarken, Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarından gelen yeni veriler bilim dünyasını şaşkına çevirdi. İklim değişikliğinin etkisiyle deniz buzları hızla erirken, bölgedeki kutup ayılarının son 30 yılda daha şişman ve daha sağlıklı hale geldiği ortaya çıktı. Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışma, Arktik ekosistemine dair kabul gören birçok varsayımı sorgulatıyor. 30 yıla yayılan
Her sonbahar, milyonlarca monark kelebek tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkıyor; Kanada’daki tarlalardan Meksika’nın dağ ormanlarına kadar uzanan, 3 bin kilometreden fazla bir göçle kışı geçirmek üzere yola koyuluyorlar. Bu göç, ABD genelinde gökyüzünü dolduran parlak turuncu kelebekleri izlemek için toplanan kalabalıklar sayesinde çok sayıda turisti kendine çekiyor. Kışın sonunda ise kelebekler kuzeye, ABD’ye doğru uçarak
Yeni ve uzun vadeli bir araştırmaya göre, Kuzey Atlantik’te yaşayan balinalar, iklim değişikliği ve artan insan baskısının okyanus ekosistemlerini dönüştürmesiyle birlikte beslenme davranışlarını uyarlıyor. Bilim insanları, besin kaynaklarının azalması nedeniyle bazı balina türlerinin artık yiyeceklerini daha fazla “paylaştığını” ve bir arada yaşamaya yönelik stratejiler geliştirdiğini belirtiyor. Kril azalıyor, balık tüketimi artıyor St. Lawrence Körfezi’nde balina
Yeni bir bilimsel araştırmaya göre atlar, insanların korku halinde yaydığı vücut kokusunu algılayabiliyor ve buna fizyolojik ile davranışsal tepkiler veriyor. Bulgular, insan duygularının hayvanlara yalnızca beden diliyle değil, koku yoluyla da aktarılabildiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, özellikle korku filmleri izleyen insanların ter kokusuna maruz kalan atların daha kolay ürktüğünü, kalp atış hızlarının yükseldiğini ve bakıcılarına yaklaşma
Uzun yıllar boyunca Avrupa’nın birçok bölgesinde neslinin tükendiği düşünülen Avrupa yaban kedisi, son yıllarda yeniden ortaya çıkmaya başladı. Kamera tuzakları, bilimsel izleme çalışmaları ve fotoğrafçılar sayesinde bu gizemli türün varlığı artık çok daha net biçimde belgeleniyor. Avrupa yaban kedisi (Felis silvestris), son derece ürkek yapısı ve gizli yaşam tarzı nedeniyle “ormanların hayaleti” olarak anılıyor. İnsanlardan
ABD’nin Atlanta kentinde bir uyuşturucu satıcısının evinin bodrumunda yavruyken bulunan üç hayvan, yıllardır biyologları şaşırtmaya devam ediyor. 2001 yılında perişan haldeyken kurtarılan ve korumaya alınan Amerikan kara ayısı, Afrika aslanı ve Bengal kaplanının dostluğu yıllar içinde bir fenomene dönüştü. Popüler bilim dergisi ZME Science, doğada birbirlerinin düşmanı olacak bu hayvanların, insanların yanındaki zorlu şartlarda gelişen
Yeni Zelanda’nın Güney Adası açıklarında yaşanan toplu balina karaya vurma olayı, doğa koruma ekiplerini yeniden alarma geçirdi. Farewell Spit kıyılarında karaya vuran balinalardan bazıları kurtarılmaya çalışılırken, olayda can kayıpları da yaşandı. Koruma grubu Project Jonah’ın yaptığı açıklamaya göre, son gelişmelerde 15 balina yeniden karaya vururken, 6 balina hayatını kaybetti. Gönüllüler ve uzman ekipler, hayatta kalan
Türkiye’nin en gizemli ve en nadir yaban hayvanlarından biri olan Anadolu parsına yönelik koruma önlemleri sertleşiyor. Avlanması kesin olarak yasaklanan bu türün öldürülmesi ya da zarar görmesi halinde uygulanacak tazminat bedeli 45 milyon TL olarak belirlendi. Ayrıca failler, uzun süreli hapis cezasıyla da karşı karşıya kalabilecek. Bu karar neden önemli? Çünkü bir zamanlar Anadolu’da tamamen
Doğa korumacıları, gezegenin eşsiz canlı mirasını korumak ve yeniden canlandırmak için iklim eyleminin daha fazla ertelenmesinin artık “göze alınamayacağı” uyarısında bulunuyor. Uluslararası doğa koruma kuruluşu Fauna & Flora, (7 Ocak) yayımladığı 2026 İzlenecek Türler listesinde, yakın gelecekte yok olma riskiyle karşı karşıya olan “tuhaf ve harika” türleri mercek altına alıyor. Liste, yaşam alanı kaybından ormansızlaşmaya,
Nesli tehlike altında olan dağ gorilleri için umut verici bir gelişme, Afrika’nın en eski milli parkından geldi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda yer alan Virunga Milli Parkı’nda, son derece nadir görülen bir olay yaşandı ve bir dişi dağ gorili ikiz yavrular dünyaya getirdi. Bu doğum, yalnızca biyolojik açıdan değil, uzun yıllardır çatışmalar, kaçak avcılık ve habitat
İngiltere’nin kuzeybatısındaki Mersey, Bollin ve Goyt nehirlerinde, 2015’ten bu yana ilk kez genç Atlantik somonları tespit edildi. Uzmanlar, bu gelişmeyi bölge için “çevresel açıdan önemli bir dönüşüm” olarak değerlendiriyor. Atlantik somonu, 2023 yılında Britanya’da kritik derecede tehlike altında ilan edilmişti. Kuzey Kutbu’ndan yumurtlama alanlarına dönüş Söz konusu üç nehirde genç somonların görülmesi, balıkların Kuzey Kutup
Kar baykuşunun İsveç’ten görülmemesi, ülkenin son 20 yılda resmi olarak bir kuş türünü ilk kez kaybettiği anlamına geliyor. Kar baykuşu, gezegendeki en ikonik kuş türlerinden biri olarak görülüyor. Ancak doğa koruma uzmanları, türün geleceğinin ciddi risk altında olduğu uyarısında bulunuyor. Polar ya da Arktik baykuş olarak da bilinen kar baykuşu, dikkat çekici beyaz tüyleri ve
Araştırmacılar, Akdeniz’deki büyük beyaz köpekbalığı popülasyonunun, yasadışı balıkçılığın da etkisiyle kritik bir yok olma eşiğine geldiğini belirtiyor. ABD’li bilim insanlarının, İngiltere merkezli Blue Marine Foundation ile birlikte yürüttüğü çalışmaya göre, en fazla tehdit altındaki köpekbalığı türlerinden bazıları hâlâ Kuzey Afrika’daki balık pazarlarında satılıyor, 2025. Uluslararası korumaya rağmen avlanma sürüyor Büyük beyaz köpekbalıkları, uluslararası hukuk kapsamında
2025 yılında yaşanan aşırı sıcaklar, uzun süren kuraklık ve yıkıcı yangınlar, doğa üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı yarattı. Yıllık flora ve fauna değerlendirmesine göre, yaban hayatı, bitkiler ve doğal peyzajlar bu sert hava koşullarından ciddi şekilde etkilendi. National Trust tarafından yayımlanan değerlendirmede, hava olaylarının doğanın dayanıklılığını modern çağda hiç olmadığı kadar zorladığı vurgulandı. Fırtınalardan kuraklığa:
Okyanus Koruma Vakfı Arktik Bilimleri Direktörü Henry Huntington, Arktik foklarının yok olma tehdidi altına girdiğini ve bundaki en büyük risk faktörünün ısınan havayla birlikte deniz buzullarında meydana gelen kayıp olduğunu söyledi. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi’nde 172 bin 620 tür yer alıyor ve bunlardan 48 bin 646’sının nesli çeşitli seviyelerde tükenme tehdidi altında
Güney Afrika kıyılarında yaşayan ve nesli kritik derecede tehlike altında bulunan Afrika penguenlerinin, gıda kıtlığı nedeniyle toplu halde açlıktan öldüğü ortaya çıktı. Yapılan araştırmalar, bazı penguen popülasyonlarının yalnızca sekiz yıl içinde yüzde 95 oranında azaldığını gösteriyor. Bilim insanları, küçük siyah-beyaz Afrika pengueninden dünya genelinde 10 binden az üreme çifti kaldığını belirtiyor. Tür, Uluslararası Doğa Koruma
Beyni olan her hayvanın uykuya ihtiyacı var; hatta beyni olmayan birkaçının da. İnsanlar uyur, kuşlar uyur, balinalar uyur, hatta denizanaları bile uyur. Uyku, “aslında oldukça riskli olsa da”, evrenseldir, diyor Fransa’daki Lyon Nörobilim Araştırma Merkezinden araştırmacı Paul-Antoine Libourel. Hayvanlar uykuya daldığında, sinsi yırtıcılara karşı en savunmasız haldedir. Ama risklere rağmen, uyku ihtiyacı o kadar güçlüdür
Dünyanın en zeki ve gizemli canlılarından biri olan ahtapotlar, 2025 yılında İngiltere kıyılarını adeta fethetti. Vahşi Yaşam Vakıfları (Wildlife Trusts), Britanya denizlerinde yaşanan bu olağanüstü nüfus patlaması nedeniyle 2025 yılını resmen “Ahtapot Yılı” ilan etti. Cornwall’dan Devon’a kadar uzanan güney kıyılarında, normalde nadiren görülen Akdeniz ahtapotları, bu yıl binlerce kişilik gruplar halinde görüntülendi. Peki, bu
Arktik’in buz gibi sularında süzülen devlerin üzerinde uçan küçük pervaneler, tıp tarihinde bir dönüm noktasına imza attı. Bilim insanları, drone teknolojisini kullanarak kambur balinaların o görkemli nefeslerinden örnekler aldı ve sonuçlar tüyler ürpertici: Okyanusun en büyük canlıları arasında ölümcül ve son derece bulaşıcı bir virüs kol geziyor. Bu teknolojik atılım, bizlere yaban hayatı korumada yepyeni
Kanadalı bilim insanları, Arktik’in dondurucu ıssızlığında kalpleri ısıtan ama bir o kadar da şaşırtan bir keşfe imza attı. Hudson Körfezi’nin sert buzulları üzerinde, bir dişi kutup ayısının hayatta kalma mücadelesi veren yetim bir yavruyu “evlat edindiği” belgelendi. Bu, yarım asırlık bilimsel araştırmalar boyunca yalnızca bir avuç kez görülen, doğanın en gizemli dayanışma örneklerinden biri olarak